ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
ŞİKAYET EDEN : …………….. …..………. (TCKN: ……………)
Adres: ……………………………………………………………..
VEKİLİ : Av. İbrahim GÜZEL
ŞİKAYET EDİLEN : …………….. …..………. (TCKN: 1……………)
Adres: ……………………………………………………………..
KONU : Şikayet dilekçesidir.
AÇIKLAMALAR :
Olaylar;
Müvekkil …………….. …..………. (Ek-1), eşi ve üç çocuğu ile birlikte " …………………………………………………………….." adresinde, şikayet edilen …………….. …..………. ise " …………………………………………………………….." adresinde ikamet etmektedir.
Müvekkil ile eşi …………….. …..……….'in …………….. …..………. isimli 12 yaşında, …………….. …..………. isimli 7 yaşında ve …………….. …..………. isimli 3 yaşında müşterek çocukları bulunmakta olup, nüfus kayıt örneği (Ek-2) işbu dilekçemiz ekinde sunulmuştur.
Şikayet edilen ise, müvekkillerin alt komşusu olup 2017 yılından bu yana, bağırarak yahut hakaret ve tehditlerde bulunarak sistematik bir biçimde müvekkil ile ailesini rahatsız etmekte ve bina içerisinde huzursuzluk yaratmaktadır.
Şikayet edilen tarafından gerçekleştirilen tüm eylemlere işbu şikayet dilekçesinde yer vermek pek mümkün bulunmadığından suça konu teşkil ettiği düşünülen bir takım olayları izah etmek gerekirse;
Dava evvel çocukları gördükçe kötü bakışlar atarak çocukların korkmasına sebebiyet veren, çocukların en ufak bir sesinde huzursuzluk çıkaran şikayet edilen ../../2018 tarihinde müvekkilin çocuğu Alya binanın arka bahçesinde oyun oynarken, şikayet edilen …………….. …..………. baş parmağını sallayarak tehdit edici bir hareketle çocuğa karşı “seni polise, mahkemeye vereceğim” demiştir. Küçük Alya korkup ağlamaya başlamış, evine doğru koşarken site yöneticisi …………….. …..………’i yolda görmüş, …………….. …..………. 'in sorusu üzerine olanı anlatmış ve evine dönmüştür. Hem yöneticinin hem de çocuğun olayı müvekkile anlatması üzerine müvekkil en yakın polis karakolunu arayarak durumu anlatmış ancak polis memurlarından “buna bir şey yapamayız” cevabı almıştır. Bunun üzerine müvekkil, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını arayarak durumu anlatmış ve çocuklarının sürekli şikayet edilen tarafından korkutulduğunu, kolluk kuvvetlerinin müdahalede bulunmadığını anlatarak yardım istemiştir. Bakanlık tarafından müvekkilin başvurusu üzerine yönlendirilen görevliler ../../2018 tarihinde müvekkilin adresine gelmiş ve Alya hakkında tutanak tutmuşlardır. Tutanağın içeriği çocuğun hukuki yararı nedeniyle müvekkiller ile paylaşılmamış olup, bu başvuru üzerine herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı da müvekkilce bilinmemektedir.
Müvekkilin 7 yaşındaki çocuğu İsmail %40 işitme engelli olarak dünyaya gelmiş ve küçüklükten bu yana bu hususta tedavi görmektedir. Bilindiği üzere işitme engelli bireyler yeterli düzeyde ses duyamadıklarından kendi seslerini de duymakta zorlanmakta ve bu nedenle normal insanlardan biraz daha yüksek ses ile konuşmaktadırlar. İsmail'in işitme engeline yönelik tedavisi devam ettiğinden gün geçtikçe iyileşme sağlanmış ise de tedavi sürecinde hem müvekkil hem de ailesi manevi olarak oldukça zor günler geçirmişler, hala da geçirmektedirler. Ancak şikayet edilen bu durumu bilmesine rağmen hiçbir zaman müvekkile ve ailesine karşı anlayışlı davranmamış aksine en ufak bir seste "evde dinozor mu besliyorsunuz", "bu ne ses Allah belanızı versin", "beni kendinize bulaştıracaksınız, gerizekalılar" gibi ifadelerle hem müvekkili hem de ailesine yönelik tehdit ve hakaretlerde bulunmaya devam etmiştir. Hatta müvekkilin kendisine bu hususu izah ederek özür dilemesine, elinden geldiğince kimsenin rahatsız olmaması için çabaladığını anlatmasına rağmen şikayet edilen "bu beni ilgilendirmez çocuğuna sahip çık" müvekkile şeklinde cevap vermiştir. Bu olay üzerine daha fazla dayanamayan müvekkil, ../../2019 tarihinde …………….. …..……….'ndan şikayetçi olmuş, şikayet üzerine başlatılan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı …./…….. S. no.lu dosyadan yeterli delil bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir (Ek-3). Aslında salt bu soruşturma dahi şikayet edilenin davranışlarının süreklilik arz ettiğini göstermekte olup, Savcılık tarafından verilen karar da ne yazık ki şikayet edilenin, yaptıklarının neticesi olmadığı düşüncesi ile daha rahat davranmasına sebebiyet vermiştir.
Yine …………….. …..………., çocukların bahçede oynadığını fark ettiği bir çok zaman diliminde, çocukların oynadıkları yerden eve dönmelerini engellemek maksadıyla apartmanın arka bahçe kapısını kapatarak kilitlemiş ve kendince çocukları bu şekilde korkutarak bir daha bahçede oynamamalarını sağlamak istemiştir. Son olarak 6 yaşındaki İsmail'nin bahçede oynadığı sırada şikayet edilen aynı şekilde binanın giriş kapısını kilitlemiş ve İsmail'in binaya girmesine engel olmak istemiştir. Kapıyı açamayan İsmail ağlayarak binanın ön tarafına dolanmış ancak evlerinin kapı numarasını da bilmediği için ön kapıdan da girememiştir. Müvekkil ağlayan çocuk sesini duyması üzerine öncelikle arka bahçedeki çocuğunu kontrol etmek istemiş, çocuğunu göremeyince panikleyerek ön tarafa dolaşmış ve burada ağlayan İsmail'i bularak içeri almıştır. Akabinde müvekkil ve eşinin talebi ile, kapıyı kilitleyen kişiyi tespit edebilmek için yönetim tarafından kamera kayıtlarının incelenmesi üzerine bu kişinin müvekkil ve yönetim tarafından bu konuda defalarca uyarılmış ve dikkatli davranması gerektiği kendisine söylenmiş olan …………….. …..………. olduğu tespit edilmiştir. Bu durum defalarca yaşanmış ve kendisi de uyarılmış olmasına rağmen aynı hareketlerde ısrar eden şikayet edilenin bu fiilini kasıtlı olarak yaptığı hem müvekkil hem de yönetim tarafından fark edilmiş ve başkaca çözüm bulunamadığı için binanın kapı sistemi değiştirilmiştir.
Yaklaşık yedi yıldır sistemli bir şekilde huzursuzluk çıkaran şikayet edilen ayrıca gündüz - gece saatleri fark etmeksizin evde bağırarak konuşmakta, televizyonu geç saatlerde dahi ısrarla yüksek sesli şekilde izlemekte, eşi ile sürekli yüksek sesle kavga etmektedir. Son olarak ../../2024 tarihinde gündüz saat 12.00 civarı müvekkil ev temizliği yaparken alt komşu …………….. …..………. balkona çıkıp yukarı kata doğru "Allah sizi kahretsin" diye bağırmaya başlamıştır. Söylediği tüm sözler müvekkil tarafından anlaşılamamakla birlikte bir süre bağırmaya devam etmiş ve başta müvekkil olmak üzere tüm apartman sakinlerini rahatsız etmiştir. Bu son olaya komşular …………….. …..………., …………….. …..………., site yöneticisi …………….. …..………. tanık olmuş ve site yöneticisi …………….. …..………. şikayet edileni sakinleştirmeye çalışmış, sorunun ne olduğunu sormuş ve şikayet edilenin çok ses yapıldığını söylemesi üzerine yönetici müvekkili uyarmak için üst kata gelmiş ancak yalnızca müvekkilin ev temizliği yaptığını ve gelen tek sesin de elektrikli süpürge sesi olduğunu fark etmiştir. Yıllardır süren bu tacizlerden oldukça bunalan müvekkil şikayette bulunmak için polis karakolunu aramış ancak gelen polislerin şikayet için karakola gelmeleri gerektiğini söyleyerek olay yerinden ayrılması üzerine işbu dilekçemiz ile Cumhuriyet Başsavcılığı'nıza başvurmak gerekmiştir. Bu son olaya ilişkin kamera kayıtları mevcut olmakla birlikte Savcılığınızca gerek görülmesi halinde …………….. …..………., …………….. …..………. ve …………….. …..……….'ın da tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulabilecektir.
Yukarıda yer verilen olaylar müvekkil ve ailesinin yıllardır yaşadığı olaylardan yalnızca bir kısmıdır. Bu olayların sonuçları ise ne yazık ki yaşananlardan daha vahimdir. Şöyle ki müvekkilin çocukları sürekli korkmakta, alt kattan gelen en ufak bir seste dahi ağlamaya başlamaktadırlar. İsmail defalarca geceleri altına kaçırarak ve ağlayarak uyanmış müvekkil onu sakinleştirmeye çalıştığında ise "aşağıdaki teyze beni dövecek" diyerek ağlamaya devam etmiştir. Yine aynı şekilde Alya da farklı zamanlarda altına kaçırarak ağlamaya başlamış annesinin ağlama sesleri üzerine yanına giderek onu sakinleştirmeye çalışması üzerine "artık bıktım böyle kabuslar görmekten, sürekli aşağıdaki kadın beni dövüyor" demiştir. Bir başka gün ise müvekkilin eşi çocukların odasından gelen sesler üzerine odaya girdiğinde Alya’nın "teyze beni dövme" diye sayıkladığını duymuş ve uyandırmıştır. Alya uyandığında babası onu sakinleştirmeye çalışmış, ne olduğunu sorduğunda ise "aşağıdaki teyze beni dövüyordu" cevabını almıştır. Son yaşanan olaydan sonra yine alt komşudan gelen gürültüden, bağırma seslerinden sonra çocuklar korkmuş, Alya o gece yine altına kaçırarak ve ağlayarak uyanmıştır. Bu olaylar nedeniyle çocukların psikolojisinin bozulduğunu düşünen müvekkil Alya’yı daha evvel de götürdüğü …… Devlet Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı bölümüne bu kez her iki çocuğunu da kontrol ve tedavi için götürmüştür (Hastane giriş kayıtları; ../../2018, ../../2019, ../../2024 olup celbini talep ederiz.). Ne yazık ki henüz 7 ve 12 yaşındaki çocuklar Alya ve İsmail’de artık "YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU" tanısı bulunmaktadır.
Hukuki Açıklamalar;
Türk Ceza Kanunu'nun "Kişilerin huzur ve sükununu bozma" başlıklı 123. maddesi;
"Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir."
hükmünü amir olup yukarıda örnekleri verilen olaylar, müvekkilin yaklaşık yedi yıldır yaşadığı olaylardan yalnızca bir kaç tanesidir. Sistematik ve sürekli olarak, tüm uyarı ve şikayetlere rağmen yaşanan ve yaşanmaya devam eden olaylar sebebiyle müvekkil ve ailesi bakımından yukarıda metni verilen suçun oluştuğu düşünülmektedir.
Türk Ceza Kanunu'nun "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" başlıklı 109. maddesi;
"Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bu suçun;
a) Silahla,
b) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı,[45]
f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.
Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır."
hükmünü amir olup özellikle çocukların bahçeden çıkmalarına engel olmak maksadıyla şikayet edilenin bahçe kapısını kitlemesi bu suçun unsurlarının oluştuğu anlamını taşımaktadır. Yukarıda detaylıca izah edilmiş olmakla birlikte, küçük çocuklar binanın arka bahçesinde güvenli bir ortamda oyun oynamakta ve buradan tekrar binaya girerek evlerine dönmektedirler. Ancak şikayet edilenin bu davranışları sebebiyle çocuklar kilitlenen kapıdan evlerine giriş yapamamışlar ve ön kapıya ulaşmak, ön kapıyı açmak, zili çalabilmek gibi fiilleri yaşları gereği yapamamışlardır. Zira burada mağdurun 6 yaşında bir çocuk olduğu gözetildiğinde giriş - çıkış kapısını görse/bilse dahi kilit mekanizmasını kullanamaması ve dolayısıyla kilitli kapıyı açamaması durumunun normal olduğunun ve bir anne olarak şikayet edilenin bunu öngördüğünün değerlendirilmesi gerekmektedir. Burada en önemli husus bu durumun şikayet edilene bildirilmiş ve bu durumun çocukların eve dönememesine sebebiyet verdiği açıkça izah edilmiş olmasına rağmen şikayet edilenin, kapı sistemi değiştirilene kadar bu eylemlerine ısrarla devam etmesidir. Yukarıda ifade edildiği gibi bu olayların sıklıkla yaşanması üzerine durum yönetime bildirilmiş ve yönetici …………….. …..………. kamera kayıtlarını inceleyerek kapıyı kilitleyen kişinin …………….. …..………. olduğunu tespit etmiştir. …………….. …..……….'in kamera kayıtlarını inceleyerek tanık olduğu bu olayın, ifadesi alınırken kendisine sorulmasını talep etmekteyiz.
Türk Ceza Kanunu'nun "Tehdit" başlıklı 106. maddesi;
"Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz"
hükmünü amir olup yukarıda anlatılan olaylar "beni kendinize bulaştıracaksınız" ifadesi ile çocukları korkutmak amacıyla sarf edilen "seni polise, mahkemeye vereceğim" sözlerinin ise yine yukarıda madde metni verilen tehdit suçunu oluşturduğu düşünülmektedir. Her ne kadar polise/mahkemeye vermek ifadeleri yetişkin kişiler açısından tehdit suçunu oluşturmasa da çocuklar açısından bakıldığında esasen şikayet edilenin tehdit suçunun korkutma amacına ulaştığını göstermektedir.
Türk Ceza Kanunu'nun "Kasten yaralama" başlıklı 86. maddesi;
"Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı altı aydan az olamaz.
Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,[35]
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır."
hükmünü amir olup kanun maddesinin metninden de anlaşıldığı üzere kişinin fiziki/maddi bütünlüğünün yanında ruhsal/manevi bütünlüğü de dokunulmazlık kapsamındadır. Kişinin psikolojik yapısını olumsuz etkileyecek hareketlerin de yaralama kapsamına girdiği hususunda tartışma bulunmamaktadır. Müvekkilin çocuklarına …….. Devlet Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı bölümünce "yaygın anksiyete bozukluğu" teşhisi konulmuş olmasının bu kapsamda yaralama suçunu oluşturduğu düşünülmektedir.
Türkiye'nin de onaylayarak taraf olduğu Dünya Sağlık Örgütü Anayasası'nda; "Sağlık sadece hastalık veya sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir." ifadeleri ile sağlığın tanımı yapılmış olup buradan hareketle sağlıklı bir birey fiziksel olarak değil aynı zamanda ruhen ve sosyal yönden de tam bir iyilik hali içinde olmalıdır. Sağlığın bozulması, kişinin hayat fonksiyonlarının işleyişini normal duruma göre elverişsiz hale getiren ve zayıflatan her türlü haldir. Fiziki temas ile gerçekleştirilmese ve vücuda acı veren hareketler kapsamında olmasa da yapılan fiillerin neticesi ruh sağlığını bozduğundan bu fillerin de yaralama kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Özetle, kişinin bedeninde yahut ruhunda normalin dışında bir etkiye sebep olan her olay yaralanmadır. Yaygın anksiyete bozukluğu olan kişilerde "sürekli, aşırı ve durumla uygun olmayan bir endişe durumu" söz konusudur. Aşırı endişe, kişinin günlük yaşamını olumsuz yönde etkiler ve hatta olağan yaşam etkinliklerini sürdürmesini engeller. Özellikle çocukluk yaşlarında böyle bir ruh halinin çocukların tüm hayatını etkileyeceği hususunun da değerlendirilmesi gerekmektedir.
Son olarak Türk Ceza Kanunu'nun "Kişilerin huzur ve sükununu bozma" başlıklı 123. maddesi;
"Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir."
hükmünü amir olup, maddenin gerekçesinde "Dikkat edilmelidir ki, bu suç tanımıyla cezalandırılan fiiller, kişiler üzerinde uygulanacak maddi veya cebri bir müdahale niteliği taşımamaktadır. Bu suç tanımı ile, kişilerin psikolojik, ruhsal sükûn içinde yaşama hakkı korunmaktadır. Yapılan etkinlikler sonucu mağdurun dengesi bozulduğu örneğin ruhsal bir teşevvüşe uğradığı hallerde ise, kasten yaralama suçu söz konusu olacaktır." ifadeleri ile huzur ve sükunu bozma suçunun sonuçlarının mağdurun ruhsal dengesini bozduğu hallerde kasten yaralama suçunun da meydana geldiğinin değerlendirilmesi gerektiği özellikle vurgulanmıştır.
Sonuç olarak geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın huzur dolu bir ortamda yaşamaları gerektiği bir gerçektir. Fakat ne müvekkil ne eşi ne de çocukları bu huzur dolu ortamdan yıllardır mahrum yaşamışlar, özellikle psikolojik olarak fazlaca zarara uğramışlardır. Huzurdaki şikayetimiz sonucunda şikayet edilen hakkında kamu davası açılması ve neticeten şikayet edilenin cezalandırılmasının, müvekkil ve ailesinin yaşadıklarına son verilebilmesi açısından ehemmiyeti oldukça yüksektir.
Etkin bir soruşturma yürütülebilmesi amacıyla;
Tanıklarımız …………….. …..………. (Adres: …………………………..), …………….. …..………. (Adres: …………………………..),
ve …………….. …..………. (Adres: …………………………..), 'in dinlenmesini,
Müvekkilin eşinin ve çocuklarının (pedagog eşliğinde) dinlenmesini,
Müvekkil ve şikayet edilenin yaşadığı …………. Sitesi Yönetimin'ne müzekkere yazılarak, …………….. …..………. hakkında tutulan tutanak ve şikayetler ile kamera kayıtlarının celbini,
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından gelen görevlilerce çocuk Alya …………..hakkında tutulan tutanağın celbini,
………… Devlet Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı bölümüne müzekkere yazılarak çocuklar …………….. …..………. ve …………….. …..……….'e ait teşhis ve tedavi evraklarının celbini,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ……/…….. S. no.lu dosyasının celbini,
talep ederiz.
Sonuç;
Yukarıda izah olunan ve re'sen gözetilecek tüm sebeplerle; Savcılığınızdan şikayet edilen hakkında Türk Ceza Kanunu 123., 109., 106., ve 86. maddeleri başta olmak üzere Savcılığınızca tespit olunacak hükümler kapsamında soruşturma yapılmasını ve iddianame düzenlenerek cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmasını bilvekale talep ederiz. 20/03/2024
ŞİKAYET EDEN VEKİLİ
Av. İbrahim GÜZEL
Ekler :
Vekaletname sureti
Aile nüfus kayıt örneği
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ……/……..S. no.lu dosyasından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair verilen karar