ADANA 2. SULH CEZA HAKİMLİĞİNE
Gönderilmek Üzere
ANKARA NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİNE
DEĞİŞİK İŞ NO : |
….. |
TEBLİĞ TARİHİ : |
….. |
İTİRAZ EDEN : |
…….. …….. (TC: ……………) |
Adres: |
……………………………………………………………………………... |
VEKİLİ : |
Av. İbrahim GÜZEL |
Adres: |
……………………………………………………………………………... |
KONU : |
Müvekkilimiz adına Adana Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü’nün …… tarihinde kestiği MB …….. numaralı trafik ceza tutanağında yazılı para cezasının iptali için Adana 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin verdiği itiraz başvurusunun reddi karanın kaldırılmasına yönelik itiraz kanun yoluna başvuru dilekçesidir. |
AÇIKLAMALAR :
|
|
1. Müvekkilimizin maliki olduğu ……… tescil plakasına kayıtlı motosiklet ile, Karayolları Trafik Kanunu’nun 36/3-A maddesindeki hükümlere dayanarak, bu maddelerde açıklanmış olan suçların işlendiği gerekçesiyle gıyabında kesilen; değişik iş dosyasında mevcut ………. tarih, …… saat ve 18.677,00 TL bedelli MB……… numaralı trafik cezası tutanağı düzenlenmiş olup …….. tarihinde tebliğ edilmiştir.
2. ……….. tarihinde MB …….. sıra numaralı tutanakla müvekkilin kız kardeşinin oğlu(yeğeni) ……….. …………’a idari para cezası uygulanmıştır. Bunun sonucunda KTK 36/3-A maddesi uyarınca ………. tarih MB ………… numaralı ceza tutanağıyla müvekkile de idari para cezası uygulanmış olup ……….. tarihinde Adana Sulh Ceza Hakimliği’ne itirazda bulunulmuştur. Adana 1.Sulh Ceza Hakimliği ……. tarih ve …./…. değişik iş numaralı değişik iş kararı ile itirazın reddine karar vermiştir. Sürücü ………….. …………….’ın ehliyetsiz olarak aracı kullandığı ortadadır ve bu nedenle kendisine idari para ceza kesilmesi hukuka uygundur. Ancak ehliyetsiz birine motosikleti verdiğinden bahisle müvekkile kesilen idari para cezası HUKUKA AYKIRIDIR.
Şöyle ki;
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 36/3 Maddesinde;
“Buna göre;
a) Sürücü belgesi olmayanların,
b) Mahkemelerce veya Cumhuriyet savcılıklarınca ya da bu Kanunda belirtilen yetkililerce sürücü belgesi geçici olarak ya da tedbiren geri alınanların,
c) Sürücü belgesi iptal edilenlerin,
araç kullanarak trafiğe çıktıklarının tespiti hâlinde, bu kişilere 1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir. Ayrıca, aracın sürücü belgesiz kişilerce sürülmesine izin veren araç sahibine de tescil plakası üzerinden aynı miktarda idari para cezası verilir.”
denilmek suretiyle ehliyetsiz kişilere araç kullandıran araç sahibine de idari para cezası verileceği belirtilmiştir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere; araç sahibi, ehliyetsiz olan kişiye BİLEREK VE İSTEYEREK yani onun ehliyetsiz olduğunu göz ardı ederek onun araç kullanmasına göz yumması halinde araç malikine de idari para cezası verilecektir. Ancak somut olayda müvekkil yeğeni ……………. ……………’a ehliyetsiz olduğunu bilerek motosikleti ona kullandırılması söz konusu değildir.
3. Diğer bir husus ise cezanın kesildiği tarih olan …… tarihinde müvekkil …….. Özel Hareket Şube Müdürlüğü’nde görev sırasındadır. Görevli olduğuna dair belge EK-1’de sunulmuştur. Yani ceza Adana ilinde kesilmişken müvekkil o sırada ………’da görevdedir.
4. HTS kayıtları incelenecek olursa …… tarihinde trafik cezası 13:52 saatinde uygulanmıştır. Müvekkilin yeğeni …… …….. ise müvekkili ……. tarihinde saat 14:01’de aramış ve ceza kesildiğini iletmiştir. Yani cezanın kesildiği andan önce müvekkili telefonla arayarak da izin almamıştır. Sonuç olarak müvekkilin haberi olmadan gerçekleşen bir fiildir. Bu husus HTS kayıtlarıyla açıkça ortaya çıkacaktır.
5. Anayasa Mahkemesi'nin 2014/3134 esas ve 07/05/2015 tarihli kararında;
"Araç sahibinin kastının bulunup bulunmadığı, aracın sürücü belgesi olmayan kişiye bilerek verilip verilmediği değerlendirilmemiş, Anayasa Mahkemesinin iptal kararında belirtilen gerekçelere ve bu gerekçeleri dikkate alarak yasal değişiklik yapan kanun koyucunun iradesine aykırı olarak, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanarak fiil ile başvurucu arasında bağ kurulmaya çalışılmıştır. Diğer bir ifadeyle Mahkemenin, söz konusu fiilin Kanun'un öngördüğü sınırlar içinde olup olmadığını açık ve yeterli şekilde irdelemeden, Kanun'da belirlenmiş mevcut düzenlemenin kapsamını objektif sorumluluk esaslarına göre (varsayıma dayalı şekilde) genişleterek, talebin reddine karar verdiği görülmektedir. Açıklanan nedenlerle, Anayasa'nın 38. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır."
ifadelerine yer verilerek araç sahibinin izni olmadan aracı kullanan kişi sebebiyle araç sahibine ceza verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin E.2010/69, K.2011/116 sayılı 07.07.2011 tarihli kararında;
“Anayasanın 38. maddesinin birinci fıkrasında, "Kimse, kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz" denilerek "suçların kanuniliği", üçüncü fıkrasında da "ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur" denilerek, "cezaların kanuniliği" ilkeleri güvence altına alınmıştır. Anayasa'da öngörülen "suç ve cezaların kanuniliği ilkesi", insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir anlayışın öne çıktığı günümüzde, ceza hukukunun da temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır. Anayasa’nın 38. maddesine paralel olarak 5237 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen "suç ve cezaların kanuniliği ilkesi" uyarınca, hangi eylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olmasını gerektirmektedir. Kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amaçlanmaktadır.”
Suç ve cezaların kanuniliği ilkesi, hukuk devletinin kurucu unsurlarındandır. Kanunilik ilkesi, genel olarak bütün hak ve özgürlüklerin düzenlenmesinde temel bir güvence oluşturmanın yanı sıra, suç ve cezaların belirlenmesi bakımından özel bir anlam ve öneme sahip olup, bu kapsamda kişilerin kanunen yasaklanmamış veya yaptırıma bağlanmamış fiillerden dolayı keyfi bir şekilde suçlanmaları ve cezalandırılmaları önlenmekte, buna ek olarak suçlanan kişinin lehine olan düzenlemelerin geriye etkili olarak uygulanması sağlanmaktadır. Somut olayda müvekkilin rızası olmamasına rağmen habersiz bir şekilde motosikletin kullanımı sonunda müvekkile idari para cezası verilmesi hukuka aykırıdır. Nitekim cezaların şahsiliği ilkesi gereğince de kabahat veya suç teşkil eden bir fiilden yalnızca failin cezalandırılması hukuk devletinin en temel ilkelerindendir.
6. Netice itibariyle; araç sahibi her ne kadar müvekkil olsa da motosikletin EHLİYETSİZ OLARAK KULLANMASINA HİÇBİR SURETTE İZİN VERMEMİŞTİR. Bu husus hem ………..’da görev sırasında olması hem çalışma arkadaşları ……… ………. ve ……… ………..’nin tanıklığıyla hem de HTS kayıtlarıyla ispat edilmiş olacaktır. Olayın meydana gelmesinde müvekkilin herhangi bir kusur ve özen eksikliği mevcut değildir. Söz konusu delillere başvurulduğunda rızasının mevcut olmadığı ortaya çıkacaktır. Ehliyetsiz sürücü ………. …………’ın arayıp izin istemediği hususu da yine arama kayıtlarından ortaya çıkabilecektir. Bu hususta da yine ilgili kurumlardan arama kayıtlarının çıkarılmasını vekaleten talep ederiz.
HUKUKİ NEDENLER : |
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yasal mevzuat
|
HUKUKİ DELİLLER : |
Anayasa Mahkemesi Kararları, Tanık, HTS kayıtları (ilgili kurumdan celbini talep ederim.)
|
NETİCE VE TALEP :
Yukarıda arz olunan nedenlerden dolayı müvekkilimizin adına;
- İtirazın kabulüne,
- Adana 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin verdiği itiraz başvurusunun reddi karanın kaldırılmasına,
- Kanuna aykırı olarak düzenlenen …… tarih, MB seri, ….. sıra numaralı Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağının/idari para cezasının iptaline,
- Yatırmış olunan ceza miktarının iadesine,
- Yargılama giderlerinin ilgili kuruma yükletilmesine karar verilmesini
Vekaleten arz ve talep ederiz. ../../….
İTİRAZ EDEN VEKİLİ
AV. İBRAHİM GÜZEL
EKLER:
1-Fiilin İşlendiği Gün Görevli Olduğuna Dair Belge